16 Kasım 2018 Cuma
BESOG NEDİR?
İLETİŞİM FORMU
KÜNYE
Mobil Bölüm
FORUM
ÜYE GİRİŞİ
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
GÜNCEL
BEŞKÖY GÜNCEL
İLÇEMİZDEN
BİLİM TEKNOLOJİ
YURTTAN
KÜLTÜR SANAT
SİYASET
EKONOMİ
SPOR
YAŞAM
 DİĞER
     
 
HA GAYRET!

sinan_nural@hotmail.com
HA GAYRET!
28 Agustos 2018 06:55:45

Yazar : Sinan Nural ALİÇEBİOĞLU
   
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       
 HA GAYRET!
Gayret kavramı amel vasıtasıyla değil; bilakis maksadı “ Bir kuvvete mukavemet göstermek veya bir mukavemeti yenmek” olduğundan özellikle gayret etkili amelle tanımlanmaktadır.
İnsan gerek iyilikleri yapmak ve isteklere karşı koymak için, gerekse şerlere tahammül etmek ve nefsani duygulara hâkim olmak için, gerekse vazifelerimizi yerine getirmek için olsun, hayat sahasının her alanında yüce yaratıcı tarafından kararlı ve yüce bir mücadeleye davet edilmektedir. Allah insandan imkânları üstünde hiçbir yükümlülük istemez.  
Amelin değerini gayret takdir etmektedir. Sarp yokuşları tırmanarak aşmak şeklinde gösterdiğimiz gayret ile amellerimizin, davranışlarımızın değeri artmaktadır. Gayret içerisinde mücadele ve fedakârlığı barındıran bir kavramdır.  İnsan, gayret olan her şeyden gurur duyar. Bu gururun nedeni gösterdiği mücadele ve fedakârlık sonucu elde ettiği değerlerdir. Ciddi gayret amele değer kattığı gibi bu amel neticesinde hâsıl olan maksadı da değerli kılmaktadır.
Tembel kadercilik, İslami ahlakın bir numaralı düşmanıdır. Kur’an bizim gücümüze seslenmekte ve bizden enerjik amel istemektedir. “ Çalışın, yapın. Allah yaptığınızı görecek” Tevbe 9/105, “ Hayırlı iş yapanlar için bu ne güzel bir nimet, ne güzel bir mükâfattır” Ali İmran 3/136, Ankebut 29/58 İnsan iradesinin konusunu tayin etme görevini, dış ve içsel etkenlere bırakmak zorunda değildir. Bizi çevreleyen ve etkileyen şeylere seyirci olmak zorunda değiliz. Bu bakımdan insan her şeyi oluruna bırakmayı redderek hayatında benimsenmesi söz konusu olan belli bir çözümün ciddi bir araştırmasına gitmelidir. Böylece insan enerjik bir amel göstermelidir. Enerjik amel, teslimiyetçi bir kadercilik değil, kendimizi içsel ve dışsal bütün verilerin üstünde tutarak ve mümkün bütün çözümlere yukarıdan bakarak, açık ve ileriyi gören bir tercihten ibarettir.
Yaratıcı gayret herhangi bir seçimden ibaret değildir. Yaratıcı gayret iyi bir seçim ve daha iyi bir seçimi ihtiva etmektedir. İyi bir seçim, vasıtaların meşruluğudur. Örneğin sadaka konusunu ele alırsak, İslam bizden haram kılınan iki uçtan kaçınmamızı ister. Ne icab eden asgarinin altında bir miktarla yetinmeliyiz, ne de mübah kılınan üst limiti aşmalıyız.
Gayretin üçüncü derecesi daha iyi bir seçimdir. Sorunun, problemin çözümünde, çözümü yerine getiren bir gayret ( İyi seçim), bir de övgüye layık olan bir gayret ( Daha iyi seçim) vardır. Kur’an bizden övgüye layık olan daha iyi seçimi istemektedir. “ O kullarımı müjdele ki sözü dinlerler ve onun en güzeline uyarlar. Allah’ın hidayet ettiği bunlardır, tam akıllı olanlar da bunlardır” Zümer 39/17-18  
Yukarıdaki ayette de görüldüğü gibi Yüce Allah bizlerden övgüye layık olan daha iyi seçimi yapmamızı istemektedir. Bu gayreti bilgi ve bilgili insanlardan geçecektir. Toplumların yükselmesi, çağdaş medeniyetler seviyesini geçmesi bilgi ve akıl ile olacaktır. Bilgi ve akıl yenilik, yenilik üretim ve gelişmedir. Bilgi arttıkça üretim artacak ve ekonomik özgürlük gerçekleşecektir.
Türkiye eğitim sorununu çözmelidir. İyi bir seçim, daha iyi seçim yapabilecek bireyler yetiştirmelidir. İnsanın iyi veya daha iyi bir seçim yapabilmesi bilgi ve akıl ile olacaktır. Bunun yegâne yolu eğitimdir. Buradan hareketle gayret ve eğitim iç içedir. İnsanlar daha iyi seçim yapabilmeleri için daha iyi eğitilmelidir. Bunun yolu kitap okumaktan geçmektedir.
Ancak….
Türkiye de okuma oranları oldukça düşük seviyededir. Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü'nün (UNESCO) verilerine göre Türkiye, kitap okuma oranında dünyada 86'ncı sırada, yoksul Afrika ülkeleriyle aynı kategoridedir. TÜİK’e göre ise Türkiye'de kitap, ihtiyaç listesinin 235'inci sırasında yer alıyor. Dünya ortalamasına göre kişi başına kitaba ödenen para 1.3 dolar olarak tespit edilmiştir. Ülkeler bazında değerlendirildiğinde, Norveç’te kişi başına kitaba ödenen paranın 137 dolar, Almanya’da 122 dolar, Belçika’da 100 dolar, güney Kore’de 39 dolar, Türkiye’de ise 0.45 dolar olduğu görülmektedir.
Türkiye’de 10 ve daha az kitap bulunan evlerin oranı yüzde 40, 11-25 arası kitabı olan ev oranı yüzde 28, 26-100 arası kitabı olan evler yüzde 23 düzeyinde bulunuyor. 101-200 arası kitabı olan evler yüzde 5 ve 200’den fazla kitabı olan evlerin oranı da yüzde 5 olarak belirlendi. Üniversite öğrencilerinin kitap okuma alışkanlığı üzerine yapılan bir araştırma ile öğrencilerin sadece %5’inin boş zamanlarını kütüphanelerde değerlendirdiği, ders dışı kitap okuyanların oranının ise sadece %26 olduğu sonucu çıkmıştır. 
İstatistikler değerlendirildiğinde Bilgi üretemeyişimizin nedeni açıkça görülmektedir. Ülkemizin kalkınmasının, mutlak özgürlüğümüzün yegâne yolu bilgi düzeyini arttırmaktan geçmektedir. Okuma alışkanlıkları sadece bir okul faaliyeti olarak kalmamalıdır. Okullarımızda öğrencileri okumaya yönlendirecek tedbirler alınmalıdır. Türkiye ekonomik veya sair sorunlarını çözmek istiyorsa eğitim sorununu çözmelidir. Örneğin 2016 üniversite yerleşme oranlarında En başarılı öğrencilerimizin eğitim gördüğü Fen Liseleri ortalaması 380’dir. Bu veriler bizlere En başarılı öğrencilerimizin “Yeterince Başarılı” olamadıklarını göstermektedir. Bilim üretecek, ekonomik yükselmeye katkı yapacak ve daha iyiyi seçecek fen liselerin başarı seviyeleri arttırılmalıdır.  
Başarı öğrenciye öz güven vererek, bilginin önemi anlatılarak ve öğrenciyi sosyal olarak yetiştirmekle mümkündür. Öğrenciye sorumluluk bilinci verilmelidir.( Ülkemizde her yıl 6500 PDR ve 5000 psikolog mezun olmaktadır. Bu gençlerimizin istihdam edilmesi zorunluluktur, öğrenci başına düşen Rehber öğretmen sayısı arttırılmalıdır) Başarılı öğrencilere rehberlikler arttırılmalıdır. Örneğin öğrencileri yönetim sistemine katan, okuldaki zil uygulamasını kaldırarak öğrenciye sorumluluk duygusu veren, akademik başarının alt temellerini atan, otoriter bir anlayışla değil öğrenciyi çözüme katan bir anlayışla hareket eden İstanbul Bahçelievler Dede Korkut Anadolu Lisesi değerli Müdürü Yasin Gülşen bütün idareci ve öğretmen arkadaşlar örnek teşkil etmektedir. Bütün bu uygulamalar bir rehberlik faaliyetidir. Kurumuna renk katan, kurumların başarı seviyelerini yükselten, özgün, yenilikçi, donanımlı idarecilerimiz mevcuttur. Bütün bu uygulamalar bir rehberlik faaliyetidir. Ayrıca okullarda her kademeden en başarılı öğrencilere topluca rehberlik faaliyetleri de planlanmalı ve uygulamaya geçilmelidir. Başarılı öğrenciler yalnız bırakılmamalıdır. Her öğrencinin Türkiye’nin Kaderi olduğu bilinci ile hareket edilmelidir.  Gelecek nesilleri “ Daha İyiyi” seçebilecek düzeyde yetiştirmeliyiz.
Eğitim pahalı ve zamana bağlı bir yatırımdır. 30 yıl yatırım yaparsınız ve bir insan yetiştirirsiniz. İşte Türkiye bilgili, nitelikli ve daha iyi seçim, tercih yapabilecek öğrenciler yetiştirmelidir. Bilgi, toplumu yücelten yegâne unsurdur. Bir insanın Ülkenin kaderini değiştireceği asla unutulmamalıdır. Örneğin bir öğrencinin bilgi düzeyi arttıkça kendine uygun bir tercih yaparak, kendisi için en iyiyi tercih edecektir. Sivil hayatta bireyler olarak bizler bilgi seviyemiz arttıkça daha iyiyi tercih edeceğiz. Örneğin bir ekonomik yatırımda en iyi tercihte bulanabileceğiz.
Akıl yazımda da belirttiğim gibi Türkiye, Eğitim ve kültür reformlarını acilen yapmalıdır. Bu reformlar ekonomik ve sosyal yükselişimizin temel taşlarıdır. Okuma oranları, dolayısıyla bilgi oranları yükseldikçe ülkeler mutlak özgürlüğe kavuşacak, çağdaş medeniyet seviyelerinin üstüne çıkacaktır. Üreten ülke ve Güçlü ülke için yegâne yol bilgiden geçmektedir. Başka hiçbir yol yoktur.
Gayretin dolayısıyla “ daha iyi seçim ” yapabilmenin yolu eğitim ve bilgiden geçmektedir. Bilgi seviyesi, düzeyi arttıkça gerek bireysel yaşantımızda, gerekse toplumsal yaşantımızda “ Daha iyiyi” seçeceğiz ve Gayretli olacağız.
Gayret ve bilgi iç içedir.
Gelişim ve Yükseliş için Ha GAYRET…
Gayretli ve Başarılı bir yaşam dileklerimle….
  Bu Yazı Toplam 661 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Köşe Yazarları
HALİL GÜNEŞ
HAKARET ETMEDEN TARTIŞALIM
İdris İSPİROĞLU
AİLE GİDERSE…
HÜSEYİN LİKOĞLU
Diyanet’i Değil Kandil’i Kapat
Yusuf SUİÇMEZ
Askeri Darbe Girişimi ve Sivil Toplum Fırsatı
M.Nihat MALKOÇ
KÖPRÜBAŞI-BEŞKÖY DOSTLUĞU VE KARDEŞLİĞİ
OSMAN ŞAHİN
DEĞİŞİM" İSTEYEN DEĞİŞMEK ZORUNDADIR..
Eyüp ERSOY
Umudumuz ''Dolar ''
Gencali ERSOY
Eskileri Geri istiyorum
Sinan Nural ALİÇEBİOĞLU
HA GAYRET!
Mustafa Mir ÇOLAKOĞLU
SOL TERÖR ÖRGÜTLERİ İLE PKK BİRLEŞTİRİLİYOR MU?
Umut BULUT
Fetö/PDY Yahut Dilenci Mafyasının çöküşü
Melek GÖKSAL
DİYABET NEDİR?
MİKDAT BAL
Ahlaka mugayir !
Mustafa ONAY
ÇÖZÜM SÜRECİNE FARKLI BİR BAKIŞ
MUSTAFA HOŞOĞLU
Ağladım
MUSTAFA YAZICI
YİNE YENİ YILBAŞI GELDİ AMMA KONUĞUNUZ NOEL BABA MI
Nuray KÖSE
TRABZONSPOR’DA OYNAMAK ZOR DA TARAFTARI OLMAK KOLAY MI?
İsmail BAYRAKTAR
Kaderine Bırakılmış Beşköyüm
AHMET BALCI
Şehitlerin İkramı: Kangel Suyu
MEHMET ERGÜN
MUHARREM AYI VE AŞÛRE ORUCU
MAHMUT ÖZKILIÇ
Köleleri Yönetime Ortak Ederler Mi?
Mustafa YAKUPOĞLU
TÜRKİYE'DE YÜKSEK HIZLI TREN
HASAN ÖZDUMAN
SOMA’DA ÇÖKEN NE İDİ?
FARUK KURT
Benden Günah Gitti….
Mustafa KARAALİOĞLU
İktidar nefreti endeksi
Mustafa KUVANCI
TV Haberleri ve Şiddet-Korku Kültürü
HASAN İSPİROĞLU
Zamanı Öldürmek
Hasan AYDIN
NEREDE YANLIŞ YAPTIK?
Ali ERKOL
BEŞKÖY'E BEŞ KALA
HÜSEYİN CAHİT HOŞOĞLU
21 Aralık Ne İfade Ediyor?
Alıntı Yazarlar

 

 

Sosyal ağlarda Beşköyü takip et
Copyright © Beskoyluyuz.biz
  ALFABİM MEDYA ve BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ