16 Ağustos 2018 Perşembe
BESOG NEDİR?
İLETİŞİM FORMU
KÜNYE
Mobil Bölüm
FORUM
ÜYE GİRİŞİ
  • Online Satış
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
GÜNCEL
BEŞKÖY GÜNCEL
İLÇEMİZDEN
BİLİM TEKNOLOJİ
YURTTAN
KÜLTÜR SANAT
SİYASET
EKONOMİ
SPOR
YAŞAM
 DİĞER
     
 
KORKU

sinan_nural@hotmail.com
KORKU
30 Temmuz 2018 01:39:31

Yazar : Sinan Nural ALİÇEBİOĞLU
   
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

KORKU

 

           

            “ Havf” lugatte korku, ürkme, panik.

“Gelecekte başa gelmesinden endişe edilen kötü bir şeyden ileri gelen korku”  

“Allah’tan uzak kalmaktan ve marifet berraklığının kaybolmasından korkmaktır”

 Bazı tanımlarda “ Havf” takvanın adı olarak nitelendirilmiştir. Bu tanıma göre takva içerisinde olan kişi aynı zamanda korku içerisindedir. Bu tanım kişinin dini davranışlarını korktuğu için yaptığı sonucunu çıkar ki bu psikolojiye uygun değildir. Kişi ister dini davranışlarını isterse günlük davranışlarını severek yapmaktadır. İnsan sevmediği hiçbir davranışı yapamaz. Korkuyu takvanın adı olarak niteleyenler aynı zamanda topluma korku psikolojisi aşılayanlardır. Biz bu yaklaşım tarzını benimsememekteyiz. Dini inanç ve ibadetler korku ile yapılmamalıdır. Topluma din ve inanç sevdirilmelidir.

“ Korku” aynı zamanda güvensizliktir. Kişinin gelecekte hoşlanmadığı bir şeyle karşılaşabileceği düşüncesi, kendisini korkuya sevk etmektedir. Bu kişinin kendisine, değerlerine ve inancına güvensizliğe neden olur. Bu anlamda topluma ve bireylere korku duygusu verilmesi insanları kendilerine olan güveni yıkmak anlamına gelmektedir. Mümin bireyler kendine güven duygusu içerisinde yetiştirilmeli ve geleceğe hazırlanmalıdır. Toplum zorluklarla baş edecek, tehlikelere karşı koyacak ve varlıklarını devam ettirecek insanlar yetiştiremiyorsa, o toplumun dini, inanç, eğitim, kültür ve ekonomik sistemlerinde, insan yetiştirmesinde, gençleri geleceğe hazırlanmasında ciddi sorunlar yaşanıyor anlamına gelmektedir.

            Gazali, korku halinin ilimden kaynaklandığını belirtmektedir. Korkunun bir suç neticesinde oluşabildiği gibi, korkulan şeyin vasıflarından da kaynaklanmaktadır. Karşılaşılması muhtemel olan bu tehditleri bilmek kalbin üzülmesine neden olmaktadır. Gazali Allah korkusunun da şu şekilde tanımlamaktadır; “ Kişi Allah’ın zat ve sıfatlarını bildiğinde, Allah’ın bütün âlemi dilediği zaman yok edecek gücünü ve Allah’a karşı olan itaatsizlik sonucu gelebilecek cezayı düşündüğün de korku hâsıl olmaktadır.”

 Korku duygusu sınırlayıcıdır. İnsanın özgür yaşamasının sınırlanmasıdır. Korku duygusu ile günümüzde ve tarihte insan özgürlüğü sınırlandırılmıştır. Bu sınırlandırmadan menfaat elde eden çıkar odakları her zaman mevcut olmuştur ve mevcudiyetini korumaya devam etmektedir. Gazali’nin belirttiği gibi ilahı tanımak neden korku duygusunun ağır basmasını gerektirsin ki? Şayet bundan amaç insan davranışlarını sınırlamak ise insan davranışlarını korku bilgisi değil “Sevgi bilgisi” yönlendirir. Kaldı ki korku ile insan davranışlarının sınırlanmasında yine insanın kendisine, değerlerine, ailesine sevdiklerine olan sevgisinin varlığı mevcuttur. Sevgi ile davranışlar yönlendirilmesi, sevginin, sevilecek hususların, varlığını korumanın ve değerlerini korumanın önemi ve sevgisi öğretilmesi gerekirken neden sınırlayıcı ve özgürlükleri yok edici duygusal silah olarak korku kullanılmaktadır?

Çünkü…

Korku aynı zamanda manipüle etme, yönlendirme aracı olarak kullanılmaktadır. Korku bireyi ve kişiyi odaklara ( Odaklar, ulusal veya uluslararası siyasi, dini, kültürel örgütlenme şeklinde tezahür edebilir) yönlendirme aracıdır. Kişinin kurtuluşu odakların içine girmek veya onlara destek vermekten geçmektedir. Bu odaklar aynı zamanda kurtuluşun yegâne adresleridir! Bu adres veya adreslerin sahipleri aynı zamanda kutsal bir kişiliğe bürünmektedirler! Korku duygusu bazı kişi veya kişileri gerçekten korkuturken ve kendilerine korku duygusu hâkim olurken, bazı kişi veya grupları kutsallaştırmaktadır. Topluma din ile korku duygusu verilerek insanlar kutsalllaştırılan kişilerin gölgeleri altına sığınmalarına veya fikir, düşünce ve söylevlerine tabi olunmaya zorlanılmaktadır. Korku duygusu bir algı operasyonu, akli operasyon olarak kullanılmaktadır.  

Korku duygusu alternatifsizleşmeye neden olur. Bireylere korku verilerek, fikir, düşünce, kişi veya gruplar kendilerini alternatifsiz yapmaktadır. İnsan yığınlarını kişi kendisine yönlendirmek istiyorsa karşı fikir ve düşüncelerle toplumları korkutmalıdır. Kişi veya kişiler bu korkunun neticesinde yığınların sığınakları olacaktır. Bu durum sığınılan fikir, düşünce, grup veya kişileri alternatifsizleştirme operasyonudur. Alternatifsizleştirme aynı zamanda kutsallaştırmadır. Fikirler, düşünceler, liderler ve gruplar kutsallaştırılır. Mümin son derece dikkatli olmalıdır. Çıkar çevrelerinin kirli oyunlarına asla düşmemelidir. Gelecek herhangi bir kişinin veya grubun varlığı üzerine inşa edilemez. Gelecek eğitimin, bilimin dolayısıyla aklın üzerine inşa edilmelidir

 Korku aklı sınırlandırır, baskı altında tutar. Akılın sınırlandırılması son derece yanlıştır. Bilimsel gerilemeye, çağı yakalamamaya ve yeniliklere sahip olmamaya yol açtığı gibi dini açıdan düşünürsek inançsızlığa yol açar. Düşünen beyinden korkulmamalıdır! Düşünen beyin ne düşünürse düşünsün varacağı tek bir yer vardır. Bu kitabın değerleridir. Bu kitapta akıl dışı aklın almadığı hiçbir nokta yoktur. Düşünen insanlığın geleceği tek bir yer vardır o da Allah’ın dini İslam’dır. Bilgi arttıkça bu kitaba uygun olmayan bütün felsefi ekoller, tarikatlar, cemaatler, düşünceler yıkılacaktır! Bilgi arttıkça iman artacaktır. Gelecek inançsızlık batağına değil! “ İnanç bahçesine”! Girecektir. Gelecek toplumların tümden iman etmesini müşahede edecektir. Aksi mümkün değildir. İşte din âlimleri toplumlara dinin değerlerinin akıl, bilim, felsefe ve düşünce ile doğru olduğunu, bu değerlerin gerçekten sevilmesi gerektiğini anlatmalıdır.

 Değerler güç ile korunur. Bu güç akıldır. Akıl, özgürlüğün adıdır. Akıl, bilimdir. Akıl, ekonomik güçtür. Toplumların ilerlemesi ve yükselmesi akıl ile olacaktır. İslam’ın aklın kullanılmasının önemine ayetlerde vurgu yaparak kişiyi gerçek özgürlüğe yönlendirmektedir.  Dikkat edilmesi gereken husus şudur! Akıl belli bir kalıpta ve belli bir düşünce doğrultusunda düşündüğünde ve onu aşamadığında bilimsel gelişme olamayacaktır. Çünkü gelişme, yenilik yeni bir düşüncedir. İşte bu sebepten akıllar geçmişin esaretinde tutulmalıdır. Topluma  “Geçmişi kaybetme korku” duygusu verilmelidir.  Yeni fikirler ve düşünceler kötülenmelidir! Bu fikir ve düşüncelerin sahipleri isterse din âlimleri olsunlar toplum tarafından linç edilmelidir! Böylece yeni fikirler ve düşüncelerin önü kesilmelidir. Toplumları esarette tutmanın yolu o toplumun akıllarını esaret altında tutmaktan geçmektedir. İşte geçmişi kaybetme korku duygusu ile oynanan oyun bundan ibarettir. Bu sebepten inanan birey oynanan oyunlara karşı uyanık olmalıdır. İnsan aklı özgür düşünmeli, esir olduğu fikir, düşünce ve eşyayı görmelidir. Aksi takdirde değerler bugün korku ile korunurken gelecekte değerler kaybedilecektir.  Çünkü değerleri koruyacak gücün olmayacaktır. Bu gücü ancak özgürce düşünen akıllar sağlayabilir.

 Korku kaçışa neden olur! Düşünülmesi gereken bir husus da şudur? Günahkâr bir insanın cezalandırıcı bir ilah ile korkutulması kişiyi ilahı inkâra neden olacaktır. 21. yüzyıl insanlığının dinsizleşmesinin, ilahı inkâr etmesinin ki inkâr kaçıştır ve bunun bir nedeni de korkudur. Korku duygusu İslam dışı odaklarca bilinçli olarak toplumlara görsel ve uluslararası medya aracılığı ile sistemli olarak verilmektedir!

Neden?

Çünkü “Korku ekonomik bir silah” olarak kullanılmaktadır. İslam fobisi oluşturularak ekonomik çıkar çevreleri bireyleri İslam’dan uzaklaştırarak varlıklarını devam ettirmektedirler. Ekonomik çevrelerin amacına uygun olarak tüketim çılgınlığı olması gerekir. Daha fazla tüketim için insanların daha çok dünyevileştirilmesi gerekmektedir. Ayrıca günahtan ve suçtan insanlar beslenmektedir. Günah ekonomisi mevcuttur. ( Örneğin; sağlık bakanlığı verilerine göre Türkiye’ de uyuşturucu ticaretinde yıllık dönen para 2 milyar dolardır. Global olarak düşünüldüğünde korkunç rakamlar karşımıza çıkmaktadır) İslam fobisi oluşturarak, İslam’dan uzaklaştırarak Özgürlük vaadi yapanlar! Aslında bireylerin dünyevileşmesini arttırarak, tüketim çılgınlığı, günahlarla ve suçlarla toplumları esaret altına almaktadırlar.

 Öte yandan… Dünyevileşme korkusunu inanan bireye vererek mümin iş adamlarını ekonomik alandan uzaklaştırma amacı güdülmektedir. Bu odaklara göre mümin zengin olamaz. Zengin Müslüman “ Kötü Müslüman” imajı ile korku duygusu verilmektedir. Amaç bu çıkar odaklarının gücü elde tutması veya daha fazla büyümelerini sağlamaktır. Bu odaklara göre inananlar arasında “ Bir lokma bir hırka” düşüncesi yaygınlaştırılmalıdır.  Mümin bireylerin iş dünyasında söz sahibi olmaları engellenmelidir. Bu anlamda Dini korku duygusu ile inançsızlık arttırıldığı gibi, ekonomik olarak inanan işadamları güçsüzleştirilmeye çalışılmaktadır. İnançlı iş adamları korkmamalıdır! İslam’a uygun olarak elde edilen servet korkuya neden olamaz.  “Dini Korku” ekonomik bir silah olarak kullanılacağı akıldan çıkartılmamalıdır. Ayrıca unutulmamalıdır ki! Yukarıda belirttiğimiz gibi değerler güç ile korunur. İslam âlimi korku duygusunu vererek, “ Bir lokma bir hırka “ felsefesini beyinlere nakşederek çıkar tanrılarının şövalyelerine! Hizmet etmemelidir.

            Korku bedene ve akla zarar vericidir. Bedene ve akla zararı dokunan şeyler kınanmıştır. Bireye devamlı surette korku verilmesi korkuda aşırılığa yol açacaktır. “Belirli nesneler veya durumlar karşısında duyulan olağan dışı güçlü korku” olarak tanımlanan fobinin doğmasına neden olacaktır. Aşırı korku ile hâsıl olması beklenen davranışlar bir müddet sonra bu aşırı korkudan dolayı aklın işlevini gereğince yerine getirememesine ve bedenin kilitlenmesine neden olabilecektir. Sürekli tedirgin olma hali, nesnel tehdit algılaması, şüphecilik ve sürekli korku hali kişinin ailevi ve sosyal davranışlarına yansıyacak kişinin çevresinde dini fobi oluşturacaktır.  “Çevre davranışı etkiler ancak tersi bir etki de söz konusudur” savına göre sürekli korku halinde olan ve kontrol edilemeyen bir korku yansıması sosyal çevremizde “ Dini fobi” oluşturması kaçınılmaz olacaktır.

            Korku şirke neden olur! Tasavvuf eğitim metodudur. Kişi tasavvufun Kur’an’a uygun temel prensipleri ile sevgi ile eğitilmelidir. Âlimler veya mürşitler Allah’ın cezalandıracağı bir kişiyi Allah’ın azabından koruması mümkün değildir. O’nun huzurunda sığınacak hiçbir merci yoktur. Eğer bu düşünce ile kişi mürşide sığınıyorsa kişinin bu korkusu şirke neden olacaktır. Nitekim konu ile ilgili İbrahim suresi 21. Ayette sığınacak bir merci, sığınak olmadığı belirtilmektedir.

            Söz gelmişken!

Devlet! Türk ve İslam dünyasında tarihten günümüze önemli hizmetleri bulunan, usule uygun, Kur’an ve sünnete bağlı, köklü, milli birlik ve bütünlüğe katkısı olan tarikatların haricindeki, Kur’an ve sünnete uygun olmayan, milli birlik ve bütünlüğe zararlı, para! Ve güç! İle şeyhlik postuna oturan, dışarıdan beslemeli ve uluslararası çıkar odaklarına hizmet eden bütün tarikat, cemaat ve oluşumları acilen tasfiye etmelidir!

 Aynı zamanda…

Kişinin nazar boncuklarının, muskaların, büyülerin, büyücülerin, cinlerin arkasına sığınması, ticaretinin iyi gitmesi için muskalar yaptırması, dilek kuyuları ve ağaçları şirke neden olmaktadır. Kişiyi korktuklarından güven içinde tutacak olan tek ilah vardır O’da Emniyet içinde tutan, Allah’tır. Onu kötülüklerden koruyacak olan tek bir güç vardır O’da koruyucu ve hakları gözetici olan Allah’tır. Kişiyi zenginleştiren, rızkını arttıran tek bir ilah vardır O’da rızık verici ve zengin edici olan Allah’tır. Mümin birey O’nun sıfatlarında ortaklığa neden olacak duygu ve düşüncelerden kendisini korumalıdır. Gelecek batıl inançların, hurafelerin dolayısıyla şirkin üzerine inşa edilemez. Mümin dua ehli olmalı, istediği zaman kendisinden başka ilah olmayan, icabet edici ve ulaştırıcı olan Allah’tan istemelidir.

             Kişi yaptığı iyiliğin mükâfatını muhakkak görecektir. Kişi bunun yanında yaptığı kötülüğün karşılığını da muhakkak görecektir. (Zilzal süresi 7/8) Mümin birey yapacağı kötülüklerin kendisine ve varlığına zarar vereceği düşüncesi ile hareket ederek, sevgi ile o davranışlardan uzaklaşmalıdır. İyiliklerini arttırmalıdır. 

             Korku duygusu ile çocuklar, insanlar yetiştirilemez. Korku duygusu eğitim metodu olamaz. Gelecek sevginin arttığı yüzyıllar olacaktır. Çünkü bilgi artacaktır.

            Şayet! Allah ile korkuyorsan bil ki! Cezalandıracağını düşündüğün şeyden vazgeç korkunu da yenmiş olursun. İlah kişiyi neden yapmadığı bir şeyden dolayı cezalandırsın ki!

Şayet! Suçlara engel olamadığını düşünüyorsan bil ki! İlah seni gücünün yetmediği bir şeyden dolayı neden cezalandırsın ki!

Şayet! Cehennemden korkuyorsan bil ki! Cehenneme seni sürükleyecek davranışlardan uzak dur! Uzak durduğun halde neden cehennemden korkuyorsun ki?

Şayet! Günahından korkuyorsan bil ki! İnandığın İlah gafur ve rahimdir Neden tövbe etmiyorsun ki? O’nun affına, bağışına ve merhametine sığınmıyorsun ki?

Şayet! O’nun rızasını kazanamamaktan korkuyorsan bil ki! O’nun rızası sadakatten geçer, O’nun dinine sadık ol! Rızasına ereceksin

Şayet! Ölümden korkuyorsan bil ki! Bazen ölüm yaşamaktan daha güzeldir! Ve ölüm Allah’ın kuluna rahmetidir.

            Gelecek korkular üzerine inşa edilemez.

            Geleceği Sevgi üzerine inşa etmeliyiz.

            Mümin Rabbine güvenmelidir.

            Söz uzadı.. Yazılacaklar bitmedi…

            Korkusuz, sevgi dolu bir yaşam dileklerimle…..

  Bu Yazı Toplam 296 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Köşe Yazarları
HALİL GÜNEŞ
HAKARET ETMEDEN TARTIŞALIM
İdris İSPİROĞLU
SÖZDE DEĞİL, ‘ÖZDE’ MİLLİ EĞİTİM.!
HÜSEYİN LİKOĞLU
Diyanet’i Değil Kandil’i Kapat
Yusuf SUİÇMEZ
Askeri Darbe Girişimi ve Sivil Toplum Fırsatı
M.Nihat MALKOÇ
KÖPRÜBAŞI-BEŞKÖY DOSTLUĞU VE KARDEŞLİĞİ
OSMAN ŞAHİN
DEĞİŞİM" İSTEYEN DEĞİŞMEK ZORUNDADIR..
Eyüp ERSOY
Umudumuz ''Dolar ''
Gencali ERSOY
Eskileri Geri istiyorum
Sinan Nural ALİÇEBİOĞLU
KORKU
Mustafa Mir ÇOLAKOĞLU
SOL TERÖR ÖRGÜTLERİ İLE PKK BİRLEŞTİRİLİYOR MU?
Umut BULUT
Fetö/PDY Yahut Dilenci Mafyasının çöküşü
Melek GÖKSAL
DİYABET NEDİR?
MİKDAT BAL
Ahlaka mugayir !
Mustafa ONAY
ÇÖZÜM SÜRECİNE FARKLI BİR BAKIŞ
MUSTAFA HOŞOĞLU
Ağladım
MUSTAFA YAZICI
YİNE YENİ YILBAŞI GELDİ AMMA KONUĞUNUZ NOEL BABA MI
Nuray KÖSE
TRABZONSPOR’DA OYNAMAK ZOR DA TARAFTARI OLMAK KOLAY MI?
İsmail BAYRAKTAR
Kaderine Bırakılmış Beşköyüm
AHMET BALCI
Şehitlerin İkramı: Kangel Suyu
MEHMET ERGÜN
MUHARREM AYI VE AŞÛRE ORUCU
MAHMUT ÖZKILIÇ
Köleleri Yönetime Ortak Ederler Mi?
Mustafa YAKUPOĞLU
TÜRKİYE'DE YÜKSEK HIZLI TREN
HASAN ÖZDUMAN
SOMA’DA ÇÖKEN NE İDİ?
FARUK KURT
Benden Günah Gitti….
Mustafa KARAALİOĞLU
İktidar nefreti endeksi
Mustafa KUVANCI
TV Haberleri ve Şiddet-Korku Kültürü
HASAN İSPİROĞLU
Zamanı Öldürmek
Hasan AYDIN
NEREDE YANLIŞ YAPTIK?
Ali ERKOL
BEŞKÖY'E BEŞ KALA
HÜSEYİN CAHİT HOŞOĞLU
21 Aralık Ne İfade Ediyor?
Alıntı Yazarlar

 

 

Sosyal ağlarda Beşköyü takip et
Copyright © Beskoyluyuz.biz
  ALFABİM MEDYA ve BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ