24 Mayıs 2018 Perşembe
BESOG NEDİR?
İLETİŞİM FORMU
KÜNYE
Mobil Bölüm
FORUM
ÜYE GİRİŞİ
  • Online Satış
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
GÜNCEL
BEŞKÖY GÜNCEL
İLÇEMİZDEN
BİLİM TEKNOLOJİ
YURTTAN
KÜLTÜR SANAT
SİYASET
EKONOMİ
SPOR
YAŞAM
 DİĞER
     
 
KUR’AN -DAVRANIŞ İLİŞKİSİ -1-

sinan_nural@hotmail.com
KUR’AN -DAVRANIŞ İLİŞKİSİ -1-
11 Subat 2018 01:38:20

Yazar : Sinan Nural ALİÇEBİOĞLU
   
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

KUR’AN -DAVRANIŞ İLİŞKİSİ -1-

         Kişilik psikologları kişiliği “ Genetik ve biyolojik eğilimleri, sosyal deneyimleri ve değişen çevresel koşulları içeren iç ve dış etkilere bağlı evrimsel süreç olarak tanımlamaktadırlar.( Bkz “Kişilik Kuramları” Banu Yazgan İnanç-Esef Ercüment Yerlikaya)

             Bireysel psikoloji kişinin yaratıcı bir güce sahip olduğunu kabul etmekle beraber kişiliğin oluşumunda kalıtım ve çevrenin etkisini reddetmemektedir. Adler’e göre insanlar yalnızca kalıtım ve çevrenin ürünü değillerdir. Yalnızca çevreye tepki vermezler, aynı zamanda çevreyi etkilerler ve çevrenin kendilerine tepki vermesini sağlarlar.( Bkz age ). Analitik psikolog Jung “ Toplum içinde yaşayan insanda, kendisinden beklenenlere uy toplumca kabul edilmiş davranışlar gun davranma, toplumsal beklentilerine yanıt verme ve benimseme eğilimi vardır” (Bkz age) sözleri ile toplumun kişilik üzerinde etkisini belirtmektedir. Fromm, davranışlarımızın altında yatan nedenleri anlamak için doğuştan getirilen içgüdülerden fazlasını incelemememiz gerekmektedir. İnsan davranışlarını motive eden fizyolojik ihtiyaçlar ve varoluşsal ihtiyaçlar vardır (Bkz age) ifadeleri ile insan bedeninin, beklenti ve isteklerinin davranışlarda etki yapacağını savunmaktadır.

Din psikologları ise insanın tutum ve davranışlarını şu şekilde tanımlamaktadırlar “ Dini tutum kişinin dinle ilgili düşünce, duygu ve davranışlarını belirleme tarzıdır. Kişinin dini inanç ve bilgileri ( zihni unsur), dinin bütününden ya da herhangi bir esasından hoşlanması veya hoşlanmaması (duygu unsuru) ve dinle ilgili davranışları, yani lehte ve aleyhteki bir takım faaliyetleri ( davranış unsuru) onun dini tutumunu oluşturur. (Bkz Din Psikolojisi Peker Hüseyin ) “İnsan çok programlı, yerine göre melekleri geçen onlardan üstün olan yerine göre ise en aşağı düşen, çeşitli duygu programları ile donatılmış tanrısal alanla burun buruna olan bir varlık olarak tanımlanmaktadır” (  Düşünerek inanmak, Prof Dr Faruk Beşer). Prof Dr Nevzat Tarhan hoca ise “ Değerlerin önemine işaret ederek, insanın ruhsal yapısında ve kişiliğin gelişiminde çocukluktan itibaren edindiği erdemlerin büyük etkisi olduğunu vurgulamaktadır. İyi nitelikler insanın düşünce ve davranış kalıplarını etkilediği için kişiliği siluetini oluşturmaktadırlar.”  ( Bkz Güzel İnsan Modeli )

            Nasruddin Tusi, ahlak felsefesinde insanın doğuştan ahlaklı veya ahlaksız olduğunu kabul etmemektedir. Tusi, İnsanın erdemlerin kazanılmasına yatkın bir varlık olduğunu vurgulamakla beraber ahlaki değişimi sağlayan unsurları pedagojik ve çevre unsuru olarak iki başlıkta incelemektedir. ( Bkz. Nasruddin Tusinin Ahlak Felsefesi )

             Aklın insan davranışları üzerindeki etkisi İslam âlimleri tarafından kabul edilmekte, davranışlarda öğrenmenin ve beynin etkisinin önemli olduğu vurgulanmaktadır. İnsan zihninin kirlenmesi yani beynin kirlenmesi insan için en tehlikeli durumlardan biri olarak görülmektedir. Yüce Allah’ın insan verdiği en büyük değerin ve gücün akıl olduğu ifade edilmektedir. Bayraklı, aklı fert ve toplumsal akıl olarak iki kısımda değerlendirmektedir.  İnsanı ayakta tutan, doğru yolda yürüten akıldır. İnsan aklını kullanarak onurlu bir insan olmayı hak edecektir.( Bkz. Kuran da İçsel Sosyal Maddi Çevre Kavramları). Aristoteles insan tabiatının dengeli ve düzenli bir yaşamdan ziyade hazza, mutedil olmayana, ölçüsüzlüğe ve kötülüğe yatkın bir yapısının olduğunu belirtmektedir. Bunun yanında Filozofumuz herkesin fıtratının farklı şeylere yatkın olduğunu, bir başka ifade ile eğilimlerin tek tip değil değişik olduğunu ifade etmektedir. Farabi ise, Herkesin eğiliminin farklı şeylere yönelik olduğunu belirtmekle beraber, insanın tabiatının bazı erdem veya erdemsizliklere müsait olduğunu belirtir. Farabi, bizzat erdemli veya erdemsiz olan şeylerden ziyade Hey’e olarak tanımladığı insanın erdem erdemsizlikleri gerçekleştiren huylara yönelik yatkınlığı olduğunu ifade etmektedir. ( Bkz Akıl ve Ahlak Humeyra Özturan )

            İnsan davranışlarını anlamaya yönelik psikologların ve felsefecilerin kimi deney ve gözlem sonucu kimileri akıl felsefe ilişkisi ile ortaya attıkları fikir, düşünce ve kuramlar gerçeği ifade etmekle beraber kısmi yaklaşımları da müşahede etmekteyiz. İnsan davranışlarını yaratıcının etkisinden soyutlamak doğru bir yaklaşım olmayacaktır. İnsan davranışlarına etki eden fıtrat, pedagoji, öğrenim, çevre, biyolojik yapısı ve kalıtımın etkisi bulunmaktadır. Bu gerçek inkâr edilemeyecek bir gerçekliktir.

            İnsan-davranış ilişkisinde psikolog ve felsefecilerin yanı sıra bizim üzerinde durmak istediğimiz Kur’an-davranış ilişkisidir. Kur’an’ı incelediğimizde davranışlarımızın gerek fıtrat yolu ile kazanımlarda gerekse pedagoji, öğrenme ve sosyal çevre etkileşimi ile yaptığımız davranışlarda ilahi iradenin, bilinç dışı dürtü ve güçlerin varlığını müşahede etmekteyiz. Şöyle ki;

A-     Allah’ın İradesi;

Kur’an da insan davranışlarına etki eden etkenlerin başında ilahi irade gelmektedir. Bu etkenleri maddeler halinde şöyle sıralamamız mümkündür.

1-      İnsan Denge Tasarımıdır;

Allah sizi (Hz. Âdem`i) bir topraktan, sonra bir embriyodan (Hz. Âdem`in neslini) yarattı."  Fatır 35/11,"O`dur ki her şeyin yaratılışını güzel yaptı ve insanı yaratmaya çamurdan başladı”  Secde 32/7,"Andolsun biz insanı kuru bir çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık.”  Hicr 15/26

Bu ayetlerde de görüleceği üzere insan topraktan yaratılan bir varlıktır. Yaratılışına uygun olarak toprak ve su besin kaynağıdır. Topraktan beslenen insan yapısal olarak toprak ürünlerinden etkilenmektedir.

 Yüce Allah insanı ölçü içerisinde, dengeli yaratmıştır. Nitekim bu konu ile ilgili  “ Ellezi halaka fesevva. Vellezi kaddere feheda” “ O Yarattı ve denge verdi. Yine o takdir etti ( ölçü koydu) ve yol gösterdi”(  A’la 87/2-3)  Ayette belirtilen “Sevva” yaratılışta eşitliği ifade ettiği gibi dengeyi de ifade etmektedir. İnsanın fizyolojik tasarımı bir denge tasarımıdır. İnsan bu tasarıma uygun vücut dengesini korumaya çalışmalıdır. İnsanın vücut dengesindeki değişiklikler, ölçüye uygun hareket etmemek rahatsızlanmasına neden olacaktır. Bir sonraki ayette belirtilen “ Kaddere” Fiili “ ölçü koydu” anlamındadır. Çünkü insanın fizyolojik ve biyolojik yapısı ölçü içerisindedir. İnsanın bu dengeyi ve ölçüyü koruması gerekmektedir. Bunun temel yolu sağlıklı ürünlerle beslenmesidir. İnsan vücudunu etkileyen besinler aynı zamanda beynin sağlıklı çalışmasını gerçekleştirmektedirler. Besinlerde bulunan vitaminlerin beyine etkileri insan davranışlarında olumlu-olumsuz etkiler meydana getirecektir. Örneğin Beyinde bulunan BDNF ( Beyinde türetilmiş sinir hücresi büyüme faktörü) eksikliğinde hafıza eksikliği, öğrenme güçlüğü, duygular üzerinde etkisi önemli ölçüde hissedilecektir. Stres yanıtı oluşumunda, strese karşısında verilen yanıtlarda, bazı duygu durum hastalıklarında ve obezite gelişiminde de önemli rolü olduğu düşünülmektedir. Serotonin beyinde iletilen sinyallerin kimyasal yollarla taşınmasında görevlidir. Serotonin eksikliğinde elektrik sinyalleri gerektiği gibi iletilemez. Bu eksiklikte ortaya çıkan en ciddi sonuç duygu durumunda bozukluk yani depresyondur. Panik atak ya da anksiyete hastaları üzerinde yapılan araştırmalarda bu hormonun gereken düzeyin altında olduğu tespit edilmiştir. Serotonin ayrıca hafıza, uyku, öğrenme yeteneği üzerinde doğrudan etkili olduğu belirtilmektedir. Örneğin aşırı şeker yüklemesinin öğrenme güçlüğüne neden olduğu belirtilmektedir.(Yukarıda belirtilen hormon ve hormonlarla etki eden besinler için uzmana danışınız!)

Biz burada hastalıkların nedenlerini belirtme konumunda değiliz! Öyle bir uzmanlığımızda bulunmamaktadır. Hastalıklarla ilgili işin uzmanına danışılması gerekmektedir. Biz konumuz açısından insanın topraktan yaratılması ve bu yaratılışa uygun, ölçülü ve dengeli beslenmeme insanda davranış sorunlarına neden olacağını vurgulamaktır. Bu insanın yaratılışının gereğidir.” İnsan davranışları yaratılışından dolayı beslenmesinden bağımsız değildir”. Bu açıdan değerlendirdiğimizde insanın her konuda olduğu gibi sağlıklı davranışlar yapabilmesi için yaratılışına uygun ölçülü, dengeli beslenmesi yaratıcının var ettiği ölçü ve düzen içerisinde kalmayı gerçekleştirmesi ile mümkündür.

  İnsanın bu dengeyi bozması, ölçü sınırları dışına çıkması fizyolojik hastalıklara neden olabileceği gibi aynı zamanda yukarıda belirtilen öğrenmesinden, hafıza kaybına yani unutkanlığa, suç oluşturacak dürtülerin oluşmasına, öğrenme güçlüğüne ve ruhsal bozukluğa neden olacaktır. Beslenme sorunlarında suç işleme olasılığının arttığı konunun uzmanları tarafından açıklanmaktadır. Bireyin suç oluşturacak dürtülere karşı koyabilmesi, sağlıklı öğrenmeyi gerçekleştirebilmesi, öğrendiklerini zihninde tutabilmesi ve uygulayabilmesi bunlara etki eden etkenlerin vücutta ölçülü ve dengeli olması ile mümkündür. Öğrenme yetersizliği gerçekleşen bireylerde sağlıklı davranışların oluşumunu beklemek gerçeğe aykırılık teşkil edecektir. Bu açıdan bakıldığında psikoloji kuramcılarının, ahlak felsefecilerinin belirttiği gibi insanın öğrenmesi, davranışları eğitim- öğretim, çevre ve aile etkileşimi ile sınırlı değildir. Eğitim- öğretimi dolayısıyla insan davranışını etkileyen en önemli unsur yaratılışa uygun ölçü ve dengeye sahip olmaktır

             İnsanın topraktan yaratılan vücudunu dengeli beslemesi en doğal insanlık hakkı olarak görülmelidir. Özellikle ebeveynlere, öğrenme güçlüğü çeken, dikkat eksikliği yaşayan, yoğun olarak dürtüleri ile hareket eden çocuklarda konunun uzmanlarına danışılması gerekliliği anlatılmalıdır. Denge ve ölçü fazlalığı veya eksikliğinde birey, eğitim ve öğretim etkinliklerinde istendik başarı düzeyini gerçekleştiremeyecektir.

Yaratılışına uygun olarak dengeli beslenme olanakları insana sunulmak zorundadır. İnsanlar dengeli beslenecek, vücut dengesini koruyabilecek şekilde ücretlendirilmelidir. Aksi uygulamalar insan vücudunda rahatsızlıklar meydana getireceği gibi davranış bozukluklarına neden olacaktır. Bu durum suç oranlarının artmasına neden olacaktır.

Görüldüğü üzere topraktan yaratılan ve beslenen insan fıtraten iyi ve kötüyü gerçekleştirebilecek bir yaratılışla yaratılmıştır. Bu ölçü ve denge ilahi iradenin yansımasıdır. İnsanın olumlu-olumsuz davranışlarını sadece İrade-Melek-Şeytan-Nefs kavramları ile değerlendirmemiz mümkün değildir!

İnsan bir denge tasarımıdır. Ölçü ve dengeye uymak zorundadır. Ölçü ve dengeye uyulmadığı takdirde davranış bozuklukları oluşması kaçınılmaz bir gerçekliktir.

 Olumsuz davranışların nefs ve şeytana yüklenmesi yanlış, eksik Kuran’i ve bilimsel gerçekle bağdaşmayan bir yaklaşım olacaktır. Sağlıklı bir vücudun şeytanın ve nefsin etkisinde kalması zorlaşacaktır.

Söz uzadı… Yazının daha fazla uzamaması için konumuza gelecek yazımızla devam etmek isteriz.

Sağlıklı yaşam ve davranışlar dileklerimle…

  Bu Yazı Toplam 386 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Köşe Yazarları
HALİL GÜNEŞ
HAKARET ETMEDEN TARTIŞALIM
İdris İSPİROĞLU
KIZIL ELMA
HÜSEYİN LİKOĞLU
Diyanet’i Değil Kandil’i Kapat
Yusuf SUİÇMEZ
Askeri Darbe Girişimi ve Sivil Toplum Fırsatı
M.Nihat MALKOÇ
KÖPRÜBAŞI-BEŞKÖY DOSTLUĞU VE KARDEŞLİĞİ
OSMAN ŞAHİN
TAYYİPSİZ TÜRKİYE...
Eyüp ERSOY
Umudumuz ''Dolar ''
Gencali ERSOY
Eskileri Geri istiyorum
Sinan Nural ALİÇEBİOĞLU
KUR’AN DAVRANIŞ İLİŞKİSİ 4 SEVGİ
Mustafa Mir ÇOLAKOĞLU
SOL TERÖR ÖRGÜTLERİ İLE PKK BİRLEŞTİRİLİYOR MU?
Umut BULUT
Fetö/PDY Yahut Dilenci Mafyasının çöküşü
Melek GÖKSAL
DİYABET NEDİR?
MİKDAT BAL
Ahlaka mugayir !
Mustafa ONAY
ÇÖZÜM SÜRECİNE FARKLI BİR BAKIŞ
MUSTAFA HOŞOĞLU
Ağladım
MUSTAFA YAZICI
YİNE YENİ YILBAŞI GELDİ AMMA KONUĞUNUZ NOEL BABA MI
Nuray KÖSE
TRABZONSPOR’DA OYNAMAK ZOR DA TARAFTARI OLMAK KOLAY MI?
İsmail BAYRAKTAR
Kaderine Bırakılmış Beşköyüm
AHMET BALCI
Şehitlerin İkramı: Kangel Suyu
MEHMET ERGÜN
MUHARREM AYI VE AŞÛRE ORUCU
MAHMUT ÖZKILIÇ
Köleleri Yönetime Ortak Ederler Mi?
Mustafa YAKUPOĞLU
TÜRKİYE'DE YÜKSEK HIZLI TREN
HASAN ÖZDUMAN
SOMA’DA ÇÖKEN NE İDİ?
FARUK KURT
Benden Günah Gitti….
Mustafa KARAALİOĞLU
İktidar nefreti endeksi
Mustafa KUVANCI
TV Haberleri ve Şiddet-Korku Kültürü
HASAN İSPİROĞLU
Zamanı Öldürmek
Hasan AYDIN
NEREDE YANLIŞ YAPTIK?
Ali ERKOL
BEŞKÖY'E BEŞ KALA
HÜSEYİN CAHİT HOŞOĞLU
21 Aralık Ne İfade Ediyor?
Alıntı Yazarlar

 

 

Sosyal ağlarda Beşköyü takip et
Copyright © Beskoyluyuz.biz
  ALFABİM MEDYA ve BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ