17 Ağustos 2018 Cuma
BESOG NEDİR?
İLETİŞİM FORMU
KÜNYE
Mobil Bölüm
FORUM
ÜYE GİRİŞİ
  • Online Satış
Ana Sayfa Video Galeri Foto Galeri Yazarlar Tüm Haberler
GÜNCEL
BEŞKÖY GÜNCEL
İLÇEMİZDEN
BİLİM TEKNOLOJİ
YURTTAN
KÜLTÜR SANAT
SİYASET
EKONOMİ
SPOR
YAŞAM
 DİĞER
     
 
MEDENİYET FARKI

idrisispir61@hotmail.com
MEDENİYET FARKI
16 Ocak 2018 01:52:38

Yazar : İdris İSPİROĞLU
  İdris İSPİROĞLU 
   
 
   
     
Yazı boyutunu büyütmek için       

MEDENİYET FARKI

        Millet kültür ve medeniyet demektir. Bugün sekiz milyarlık insanlık alemi bir anne-babadan çoğalmıştır. Yüz sene önce dünya nüfusu bir milyardı. Beş yüz sene önce üç yüz milyon, bin sene önce ise yüz milyon kadar idi. İki bin sene önce ise insanlık yalnızca otuz milyon kadar nüfusa sahip idi. Buna göre milletleri etnik olarak büyük bir ailenin bireyleri olarak düşünebiliriz. Milletleri birbirinden ayıran inançları-değerleri, kültür ve medeniyetleridir. Değerlerini koruyamayan bireyler ya da milletler, başka milletlere yem olarak yok olmaya mahkumdur. Burada Peygamber efendimizin: ‘ Kim bir kavme benzemeye çalışırsa o, onlardandır.’ Mübarek sözlerini hatırlatmak yerinde olacaktır. Bu yazımızda insan sağlığını birinci derecede etkileyen yemek kültürüyle ile ilgili iki medeniyetin mukayesesini somut iki örnekle anlatmaya çalışacağız.

        Rivayete göre Roma imparatoru bir yemekte o kadar yer ki; yerinden kalkıp yürüyemez hale gelir. Köleler kendisini tahterevalliye koyup götürürken, az ötede bir feryat duyulur. İmparator muhafızlara, ne oldu, diye bakmalarını emreder. Adamlar ne görsün, adamın biri o kadar yemiş ki, yemekten çatlamış, kanlar içinde feryat etmektedir. Hemen olup biteni imparatora bildiriler. Durumu öğrenen imparator: ‘Yedin mi böyle yiyeceksin… Bizimkisi de yemek mi?’’ diye hayıflanır.

         Bugün herkesin bildiği gibi sıhhati korumanın en önemli yolu sağlıklı beslenmedir. Maalesef bugün çocuklarımızın, hatta yetişkinlerin sağlıklı beslendiklerini söyleyebilmek mümkün değildir. Bugün her ne kadar benimsemesek de, Batılı yaşam ve beslenme tarzımız yalnızca değerlerimize değil, sağlığımıza da büyük zarar vermekte; adeta ağzımızın tadını kaçırmaktadır. Geleneksel mutfağımızdan ye yemek kültürümüzden uzaklaştıkça en büyük hastalığımız ‘obezite’ oluverdi. Beslenme tarzımız yabancılaşınca, adını bile duymadığımız yabancı hastalıklarımız peydahlandı. Yaşamak için yemek yiyen bir toplum, sırf yemek için yaşamaya başladı. ‘Akşam ne yiyeceğim, sabah ne giyeceğim.’ Seksen milyon nüfuslu ülkemizde yılda altı yüz milyon hasta bir sağlık kuruluşuna başvurduğunu söylersem, ne demek istediğim daha iyi anlaşılır sanırım.

        Roma imparatoru Heraklius peygamber efendimize çeşitli hediyelerle birlikte hastaları tedavi etmesi için bir de doktor gönderir. Doktora bir ev verilir ve her türlü ihtiyacı karşılanır. Altı ay geçer, fakat tek bir hasta tedavi için doktorun kapısını çalmaz. Adam dayanamaz peygamber efendimize gelip durumu arz eder. Peygamber efendimiz doktora, kendilerinin misafiri olduğunu ve Medine’de kaldığı müddetçe her ihtiyacının karşılanacağını; zira dinimizde misafire çok önem verildiğini, ancak ne kadar kalsa da kendisine hasta gelmeyeceğini bildirir. Bunun sebebini merak eden  doktora Allahü Teala’nın sevgilisi: ‘’Çünkü benim eshabım hasta olmaz.’’ buyurur. Doktor bu sefer daha çok şaşırır:  ‘’Ama bu nasıl olur?’’ diye sorar. Peygamber efendimiz aleyhisselam, benim eshabım çok temizdir, ayrıca acıkmadan sofraya oturmazlar ve doyduktan sonra tıka basa yemezler buyurur.

          İşte bizim medeniyetimiz.! İşte tıp-ı nebevinin en kısa özeti. Temizlik ve az yemek. Ne kadar sade, sağlıklı ve insani hayat, ne güzel bir diyet.! Sağlıklı bireyler ve sağlıklı bir toplum olabilmemiz için kaybolmaya yüz tutan kültür ve medeniyetimizi yeniden keşfetmeli, Bilge Kağan’ın tabiriyle, ‘Titreyip kendimize gelmeliyiz.’

  Bu Yazı Toplam 210 Defa Okunmuştur

 Paylaş
 
 
YORUM EKLE
   
TAVSİYE ET

 Yorumlar ( 0 )

Henüz bir yorum yapılmamış

Köşe Yazarları
HALİL GÜNEŞ
HAKARET ETMEDEN TARTIŞALIM
İdris İSPİROĞLU
SÖZDE DEĞİL, ‘ÖZDE’ MİLLİ EĞİTİM.!
HÜSEYİN LİKOĞLU
Diyanet’i Değil Kandil’i Kapat
Yusuf SUİÇMEZ
Askeri Darbe Girişimi ve Sivil Toplum Fırsatı
M.Nihat MALKOÇ
KÖPRÜBAŞI-BEŞKÖY DOSTLUĞU VE KARDEŞLİĞİ
OSMAN ŞAHİN
DEĞİŞİM" İSTEYEN DEĞİŞMEK ZORUNDADIR..
Eyüp ERSOY
Umudumuz ''Dolar ''
Gencali ERSOY
Eskileri Geri istiyorum
Sinan Nural ALİÇEBİOĞLU
KORKU
Mustafa Mir ÇOLAKOĞLU
SOL TERÖR ÖRGÜTLERİ İLE PKK BİRLEŞTİRİLİYOR MU?
Umut BULUT
Fetö/PDY Yahut Dilenci Mafyasının çöküşü
Melek GÖKSAL
DİYABET NEDİR?
MİKDAT BAL
Ahlaka mugayir !
Mustafa ONAY
ÇÖZÜM SÜRECİNE FARKLI BİR BAKIŞ
MUSTAFA HOŞOĞLU
Ağladım
MUSTAFA YAZICI
YİNE YENİ YILBAŞI GELDİ AMMA KONUĞUNUZ NOEL BABA MI
Nuray KÖSE
TRABZONSPOR’DA OYNAMAK ZOR DA TARAFTARI OLMAK KOLAY MI?
İsmail BAYRAKTAR
Kaderine Bırakılmış Beşköyüm
AHMET BALCI
Şehitlerin İkramı: Kangel Suyu
MEHMET ERGÜN
MUHARREM AYI VE AŞÛRE ORUCU
MAHMUT ÖZKILIÇ
Köleleri Yönetime Ortak Ederler Mi?
Mustafa YAKUPOĞLU
TÜRKİYE'DE YÜKSEK HIZLI TREN
HASAN ÖZDUMAN
SOMA’DA ÇÖKEN NE İDİ?
FARUK KURT
Benden Günah Gitti….
Mustafa KARAALİOĞLU
İktidar nefreti endeksi
Mustafa KUVANCI
TV Haberleri ve Şiddet-Korku Kültürü
HASAN İSPİROĞLU
Zamanı Öldürmek
Hasan AYDIN
NEREDE YANLIŞ YAPTIK?
Ali ERKOL
BEŞKÖY'E BEŞ KALA
HÜSEYİN CAHİT HOŞOĞLU
21 Aralık Ne İfade Ediyor?
Alıntı Yazarlar

 

 

Sosyal ağlarda Beşköyü takip et
Copyright © Beskoyluyuz.biz
  ALFABİM MEDYA ve BİLİŞİM TEKNOLOJİLERİ