BESOG-Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Ağustos 19, 2018, 07:40:33 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Füze Kalkanının Amacı  (Okunma Sayısı 1554 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Sönmez
Eyüp Ersoy
Yeni Üye
*

Rep Puan? +0/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 6


WWW
« : Aralık 19, 2010, 07:15:54 ÖÖ »

Füze kalkanının özü, balistik füze sahibi ülkelerden batıya gelebilecek tehditlere karşı, füzelerin havada karşılanarak imha edilmesidir. ABD Sovyet füzelerine karşı geliştirdiği bu silahları Avrupa da konuşlandırmak istiyordu. Fakat İskandinav ülkeleri buna pek yanaşmadılar. Fransa ve Almanya’nın milli savunma sistemleri var. Sovyetlerin dağılmasından sonra, ABD’nin ürettiği bu pahalı silahlar ellerinde kaldı. Şimdi bunları İran ve Suriye’den gelebilecek tehditlere karşı kullanmak tezi ile NATO’ya satmak istiyor. Projenin yüklü maliyetinin NATO ülkeleri tarafından müşterek ödenmesi kabul edildi.

İran ve Suriye gerçekten Avrupa için bir tehdit midir? İran’ın uranyum zenginleştirme çalışmaları tehdit olarak görülüyor. İran bu teknolojiyi barış için kullanacağını açıklamasına rağmen inanmıyorlar. İran’ın çalışmaları Dünya atom enerji kurumu tarafından kontrol ediliyor. Türkiye, bölgesinde nükleer silah istemediğini, İran’ın bu teknolojiyi, enerji, sağlık gibi barış amaçlı kullanma hakkı olduğunu savunuyor. Ancak bunlar, ABD ve batıyı tatmin etmiyor. Hatırlayın ABD’nin Irak’ın işgal gerekçelerini ve sonra ‘pardon yokmuş’ demelerini.

Füze kalkanı projesinin temel amacı, orta doğu devletlerinin baş belası olan İsrail’i korumaktır. Devletlerarası hukuku tanımayan, Yahudi sermayesi ile gelişmiş ülkeleri kontrol eden İsrail, İran ve Suriye’den gelebilecek nükleer tehditlerden endişe etmektedir. Bu sebeple, ülkesini füze tehditlerine karşı NATO’nun korumasını istemektedir. Bu talep ekonomik kriz içinde olan ABD’nin elinde kalan füzelerinin satışı için önemli bir fırsat olmuştur.

Türkiye bilindiği gibi eski NATO konseptinde Sovyet tehdidinin ilk karşılandığı “kanat ülke” olarak yer alıyordu. Bu Batı emperyalizmi için tüm ülkenin hedef haline gelmesi demekti.

Gül-Tayyip-Davutoğlu sayesinde artık kanat ülke değil kalkan ülkeyiz. Üstelik artık Soğuk Savaş değil, ABD’nin “terörizme karşı” sıcak savaşlar dönemi başladı. Türkiye artık NATO adına Soğuk Savaş döneminden bile büyük bir riski AKP sayesinde üstleniyor. Hükümet güya üç büyük talebini kabul ettirmiş.

 Birincisi; kalkan Türkiye’ye kurulacakmış ama masrafını tüm NATO karşılayacakmış. İyi, bir de biz karşılasaydık.

İkincisi; kalkanın tüm NATO’yu koruduğu belirtilecekmiş. Yani kalkandan dolayı İran ile savaşa girersek güya tüm NATO bizi koruyacak. Hepsi savaşa girmiş sayılacak. Stratejik zafere bak! Hani “komşularla sıfır sorun” politikası... Tüm NATO’yla birlikte İran’a savaş ilan etmek ne büyük bir “stratejik derinlik”, dostluk ve Müslümanlık!

Hem de“1962 U-2 ve Küba Krizleri sırasında NATO ülkesi olan Türkiye’ye, bir saldırı olması durumunda Türkiye’yi savunmayacağını söyleyen Amerika tecrübesini yaşadığımız halde.

Üçüncü kazanım ise; NATO’nun zirve metninde İran tehdit olarak geçmemiş. İyi de NATO’nun İran’ı tehdit kabul eden başka metinleri de var. Kaldı ki NATO Genel Sekreteri Rasmussen hiç de AKP gibi düşünmüyor. Hani şu, yine AKP’nin şanlı İslami direnişiyle (!) güya sekreter olamayacak olan ama sonra da yine de olan “Hz. Muhammed karikatürcüsü...” Rasmussen belki de 30 kez İran’ı ve İran’ın nükleer ve balistik füze programını NATO’ya birincil tehdit olarak niteleyen açıklamalarda bulunmadı mı? ABD Başkanı Obama zaten İran’a yönelik saldırı dâhil her türlü yaptırımı düşündüklerini belirtiyor. Kalkanı isteyen de o zaten. Fransa lideri Sarkozy ve İngiltere lideri Cameron da İran’ı tehdit olarak nitelendiriyor.

Adamlar niyetlerini saklamıyor ki! 60 yıllık NATO tarihinde ilk kez Rusya, Devlet Başkanı seviyesinde NATO zirvesine katılıyor. Bunun tek bir nedeni var.

ABD füze kalkanından rahatsız olan Rusya’ya açık mesaj verdi. Kalkan size karşı değil, İran’a karşı diye. Bunlar gizli saklı şeyler değil. Kaç yıldır ABD ile Rusya arasında müzakereler devam ediyor. Sonunda ABD Rusya’ya önemli bir jest yaptı. Füze kalkanı eskiden Polonya ve Çekoslovakya üstünde kurulacaktı. Rusya bunu düşmanca buluyordu ve kalkanı Türkiye’ye kurun diyordu. ABD bunu kabul etti. Yani kalkanın Türkiye’ye taşınmasının tek ama tek bir anlamı var. Hedef Rusya değil, İran! Sırf bu mutabakatı vurgulamak için Rusya Devlet Başkanı Medvedev kalktı Lizbon’a gitti.

Dünyada kısa, orta ve uzun mesafeli füze programı olan NATO dışında kaç ülke var? İsrail, Rusya, İran, Suudi Arabistan, Pakistan, Hindistan, K. Kore, Çin...

Kalkanın İsrail, Suudi Arabistan veya Rusya’ya karşı olmadığı belli... Pakistan, Hindistan, Kore ve Çin çok uzakta... Geriye bir tek İran kalıyor.

Zaten İran da bu konuda son derece net... İran’a göre füze kalkanı projesi bir saldırganlık eylemi. İran Devrim Muhafızları komutanı General Hacızade’nin bu konuda hiç şakası yok: “Topraklarını bize karşı füze fırlatma rampası olarak kullandıracak her ülke düşman ülke muamelesi görecektir.”  İranlı yetkililer İran’ın da kendi füze savunma sistemini kurduğunu açıkladılar. Füze kalkanının merkez üssü Türkiye olursa bu Türkiye için büyük bir risk yaratacaktır. Savaş halinde İran direkt Türkiye’yi hedef alacaktır.

İran’ın füzeyle ABD’yi vurması imkânsız... İran füzelerinin Avrupa’ya isabetli bir şekilde gönderilmesi de çok zor. Demek ki kalkanın amacı savaş anında İsrail’i ve bölgedeki NATO güçleri ve donanmalarını korumak olacak. Böylesi bir askeri amaç Türkiye kalkana dahil edilmeden de sağlanabilirdi. İsrail’in zaten kendi kalkanı var.

Füze kalkanının Türkiye’ye yerleştirilmesinin temel amacı önümüzdeki NATO (ABD, Batı ve İsrail)-İran savaşında Türk Ordusu’nun da savaşa sokulmasının garanti edilmesidir.

ABD, Bu proje ile bir taşla birkaç kuş birden vurmaktadır. Asıl amacı;

1-Göbek bağı ile bağlı olduğu saldırgan İsrailli muhtemel İslam füzelerinden korumaktadır.

2-İslam ülkeleri ile iyi ilişkiler kuran ülkemizi zor durumda bırakmaktır.

3-Ürettiği pahalı silahlarını satacak zemin bularak ekonomisini düzeltecektir.

4-Muhtemel bir balistik füze saldırısı ve soğuk savaşta Türkiye hedef ülke olacaktır.

5- Füze kalkanı ile güdümünden çıkan AB’yi yeniden kontrol etmek.

6- İran füzelerine karşı AB’yi koruyan ABD, İran’a savaş açtığı takdirde, Irak saldırısında alamadığı desteği AB’den isteyebileceğini düşünüyor.

7- ABD, Türkiye’nin doğusuna yerleştireceği kalkan ile Ortadoğu’daki kukla devletlerini korumayı hedefliyor. İsrail ile Kuzey Irak’taki kukla devletin güvenliğini, Türkiye’deki kalkan sağlayacak(Çekiç Güc’ün yaptıkları hafızalarımıza kazınmıştır)

Bu arada biz de Müslüman kardeşlerimizi ezen, mavi Marmara gemimizi uluslar arası sularda çevirip vatandaşlarımızı katleden saldırgan İsrail’i füzelere karşı korumak zorunda kalıyoruz. Devletimizin özür dileme ve tazminat taleplerini bile kabul etmeyen İsrail, buna layık değildir.

Sonuç olarak ülkemiz ABD ve NATO’nun bir emrivakisi ile karşı karşıya kalmıştır.  Füze kalkanı projesini kabul etmekle komşularımızla soğuk savaş dönemi başlamıştır. Türkiye büyük bir risk altına girmiştir.                                                                                                                       

08.12.2010   Hanefi ÇATAL

[Alıntıdır.
Logged
sarıkan
mustafa GÖKSAL
Global Moderator
Azimli Üye
*****

Rep Puan? +0/-0
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 72



« Yanıtla #1 : Aralık 25, 2010, 12:09:39 ÖÖ »

bence füze kalkanının amacı turkıyedeki bölünme aşamöasının daha csabuk gercekleştirme ve haınlere daha cok desdek sağlamam amacı kutmekdedir
Logged

mustafa GÖKSAL
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.3 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

Be?Köylüyüz.Biz .:: Bulu?ma Noktan?z ::.
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM