BESOG-Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Nisan 22, 2018, 11:38:30 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2 3 ... 10
 1 
 : Şubat 17, 2015, 06:13:11 ÖÖ 
Başlatan kufumagra55 - Son mesaj Gönderen: kufumagra55
KASIMOĞLU HAFIZ SALİH ÖZCAN HOCAMIZ 14.02.2015 TARİHİNDE HAKKIN RAHMETİNE KAVUŞMUŞTUR. ALLAH RAHMETİYLE MUAMELE EYLESİN İNŞALLAH. KEDERLİ AİLESİNE SABIRLAR İHSAN EYLESİN MEVLAM

 2 
 : Ekim 27, 2014, 03:34:41 ÖÖ 
Başlatan ali_iblag - Son mesaj Gönderen: ali_iblag
           GÖREN GÖZ
Görene bakma ey zahit, bak gördürene;
Gördüren batın olur, zahirde kuldur gören.
Köre ne demeli, görmeyince göreni;
Vaktaki iner perdeler, köre ayan olur gölgeler.

Masivaullahta her şey, O’na perdedir perde…
Gören göz ol; bakana, görene,  köre ne…
                                             Ali İBLAĞ

 3 
 : Ekim 27, 2014, 03:28:45 ÖÖ 
Başlatan ali_iblag - Son mesaj Gönderen: ali_iblag
                                               GÖZBEBEĞİ VE  İSİMLER
   Üreme, bütün canlılarda ilahi bir kanundur. İslam’a göre evlenmenin gayelerinden biri belki de en önemlisi, çocuk sahibi olup neslin devamını sağlamaktır. Bu duygu aynı zamanda bütün canlılarda fıtrîdir.
   İnsan hayatı doğumdan başlayıp ölüme kadar süren bir bütünlük içerisinde safha safha evrelere ayrılır. Bu evreler içerisinde ilki sayılabilecek olan çocuğun dünyaya gelmesi ve ona atfen bir ismin konması hususunda kelam-ı kibar mahiyetinde birkaç ez-cümle zikretmek isterim.
   Resul-i Ekrem efendimiz Hadis-i şeriflerinde çocuğu ‘Kalplerin meyvesi’ manasına gelen ‘Semerretü’l-kulub’ ve ‘Gözbebeği’ manasına gelen ‘Kurretü’l-ayn’ gibi vasıflarla anmıştır.
   İnsanoğlu doğacak çocuğun kusursuzluğundan emin olmadıkları için, çocuğun sağlam ve kusursuz, selim bir fıtrata sahip olması, şaki değil sâid olması, sağ ve salim doğması için Yüce Mevla’dan yardım isterler.
   ‘Eğer bize sâlih bir çocuk verirsen muhakkak ki şükredenlerden olacağız.’ (A’raf:189)
   ‘Neslimizden de yalnız sana boyun eğen, Müslüman bir ümmet yetiştir.’ (Bakara:128)
   ‘Ey Rabbim! Tarafından bana hayırlı bir nesil bağışla. Doğrusu sen duayı işitensin.’(Âli İmran:38)
   İslâm’da çocuğun eğitimi kadının hamilelik dönemi ile başlar ve ömür boyu devam eder. Çocuk ana-babaya ilahi bir hediye, ilahi bir emanettir. Kalbi tertemiz ve ekilmemiş bir tarladır. Ana-babanın ve eğitimcilerin görevi, ekinlerin arasında yetişen ayrık otları ve dikenleri temizleyen çiftçiye benzer.
   Dünyaya gelen çocuğa yapılacak ilk iyilik ve ikram, ona güzel bir isim vermektir. Hadis-i Şerifte: ‘Evlâdın baba üzerindeki hakları, güzel bir isim ile isimlendirilip ve islâm âdâbı ile kendilerini eğitmek ve yetiştirmektir.’ (Münâvi)
   ‘Kıyamet gününde siz, kendi isimlerinizle ve babalarınızın isimleriyle çağrılacaksınız. O halde isimlerinizi güzel koyunuz.’ (Tirmizi)
‘Çocuğa, doğumun yedinci gününde isim konmasını, yıkanarak temizlenmesini ve Akika kurbanı kesilmesini emir buyurdu.’ (Tirmizi: 1520)
   Allah-u Teâlâ’dan başkasına kulluk manası taşıyan isimleri ad olarak koymak haramdır. Resûl-i Ekrem Efendimiz, manası güzel olmayan isimlerin değiştirilmesi istenmiş ve tavsiye edilmiştir.
   Genellikle aileler, çocuklarına Kur’an-ı Kerim’den isim koymak isterler, isim kadar da ismin anlamına da dikkat edilmelidir. Kur’anı-ı Kerimde geçen her ismin çocuklarımıza ad olarak verilmesi uygun değildir. Mesela:
       Senem: İsmi çocuğa verilmemelidir. Senem, put demektir.
       Aleyna: Bize ait, bizim üzerimize, bize demektir.  ( üstümüze bela, sıkıntı anlamı da vardır)
       Kezban: Yalancı demektir.
       Bekir: Deve yavrusu demektir.(Hz.Ebubekir’in ismi Abdullah’tır. Ebubekir lakabıdır)
       Rumeysa: Gözü çapaklı kadın demektir.
       Kayra: Eski Türk mitolojisinde ‘tanrı’ demektir.
       Melis: Yunan mitolojisinde ‘tanrıca’demektir. (şişman ve tembel anlamına da gelir)
       Ecrin: Ücret anlamına gelir.
       Julide: Farsça’da 'dağınık, perişan, karma karışık’ demektir.
       İrem: Hz.Allah’ın gazabına uğrayan sahte cennet bahçesi anlamındadır.
       Bade: Şarap, içki, kadeh demektir.
       Hannas: Şeytanın isimlerindendir.
       Berre/Berra; "iyi insan, kusursuz kimse, günahsız’ demektir. Peygamberimiz bu ismi ‘Zeynep’ ile değiştirilmesini istemiştir.
       Sude: Ezilmiş, dövülmüş, sürülmüş anlamına gelir.(Boyalı, sürmeli, terleyen anlamlarına da gelir.)
       Suden:  ‘Başıboş, sorumsuz’ anlamına gelir.
       Nira: Dokuma tezgahı anlamındadır.
       Minel: Tek başına bir anlam ifade etmeyen kelimedir.
       Merza: Mariz kökünden gelir. 'hastalıklar, illetler, hastalar' anlamına gelir.
       Lara: Latin mitojisinde adı geçen ölüm perisi. (Sır tutamadığı için dili kesilmiştir.)
       Eliz: Tekme, çifte, sıçrama, el izi anlamına gelir.
       Efra: İşi gücü olmayan, boş dolaşan kişi. Kuruntulu, vesveseli adam anlamına gelir.
       Eflin: Farsçada 'Gurub etmek, batmak' anlamına gelir.
       Ceylin: Ingiliz bir isim olan Jaylin’in Türkçeleştirilmiş halidir. Jaylin ‘sakin’ manasına gelir.
       Ecem: Prensens, bacasız ev, çok fazla sıcak gibi anlamlara gelir.
       Asiye: Asi olan karsi gelen, itaatsiz anlamına gelir.
       Sergen. Raf dolap gözü anlamına gelir uygun olmayan alaycı isimlerdendir.
       Suveyda. Kalpteki gizli günah, Kalbin ortasında var kabul edilen siyah nokta anlamına gelir.
       Samed: Hiç kimseye muhtaç olmayan demektir. Allah'in isimlerini tek başına isim olarak kullanılması yasaktır.(Abdulkerim, Abdulkadir, Abdurrahim, Abdüssamed vs şekilde adlandırılmalıdır.)

       Alara, Rosa, İleyda İslami isimler değil, gayrimüslim isimlerdendir.
       Dinsizlik alameti olan isimleri koymaktan kaçınmak her müslümanın vazifesidir. Nick name olarak prince (prens) king koymakta mahzurludur. Kısa bir zaman için de olsa, kâfirlerin ismini koymak uygun değildir. Bu kelimeler yerine şehzade, sultan, hakan, bey, beylerbeyi gibi isimler konabilir.
Kız çocuklarına ‘Melek’ isminin konması sakıncalıdır. Hıristiyan kültüründe Meleklerin kız olması fikrinden dolayı, kızlara melek ismi vermişlerdir. Buradan da İslam kültürüne geçmiştir.
Buna benzer hoş olmayan ve tasvip edilmeyen isimleri çoğaltmak mümkündür. Anne ve babaların, aile büyüklerinin doğan çocuklarına isim koyarken daha hassas davranmalı ve çevresinde çocuklara isim olarak verilen her ismi ad olarak koymamalı, beğenilen ve hoşa giden her ismin de çocuklara ad olarak takılmaması aileler için önemli bir uyarı olarak bilinmelidir.
       Bir hadis-i şerifte: ‘çocuklarınızı benim isimlerimle isimlendiriniz ve peygamber isimleri naklediniz her Müslüman erkeğin üç çocuğu olurda birinin adını ‘MUHAMMED’ ile tesmiye etmezse cehalet eden kullardandır. Benim isimlerimle isimlenen evlatlarınızda ahrette şefaat edeceğim ve Allah cehennem ateşinde yakmaya tenezzül etmekten kaçınacaktır. Hiç şüphesiz en makbul isim Muhammed'dir. Çocuğuna güzel isim nakletmeyen her Müslüman babanın oğlu evladın baba üzerindeki haklarındandır.’
       (Muhammed ismini koyduğunuz çocuğu dövmeyin ve iyilik edin!) (Bezzar)
       Güzel isimlerin yani tavsiye edilen isimlerin neler olduğu konusu ayrı bir hülasa mevzuudur. Dinimiz,  güzel isimlerin çocuklara verilmesini tavsiye etmiş ve kötü ad takmayı da yasaklamıştır. Güzel isimleri ihtiva eden pek çok kaynak kitap piyasada mevcut olup, nahoş olan ve tavsiye edilmeyen isimlerle ilgili kısa bir çalışma yapma gayreti içinde olduk.
   Çocuğa isim vermenin kültürel, sosyal ve dini açıdan önemli bir konudur. Bunun için çocuğa isim verirken aileler çok secici davranmalıdır.
       Gayret bizden, Tevfik Hz. Allah’tandır. Selam ve hürmetlerimle.

                                                                                                                        Ali İBLAĞ

 4 
 : Eylül 23, 2014, 01:04:03 ÖS 
Başlatan mikdat bal - Son mesaj Gönderen: mikdat bal

Bu sevgi, sevgi değil!.......( ÖĞÜT )

 Kesinkes sevmek lazım tereddütte yok hayır
 Kalbinde şüphe varsa Bu sevgi, sevgi değil!
 O engin yüreğinde başkasına yer ayır!
Eğer o gönül darsa, Bu sevgi, sevgi değil!


 Cahiliye dönemi sözleri duyar isen!
 Mahalle baskısıyla bunlara uyar isen!
 Kazak mazak sözünü erkeklik sayar isen!
 Kılıbık olmak ar’sa Bu sevgi, sevgi değil!

 Çalkalanıp durursun yayık olduğun kadar!
 Etrafını sezersin ayık olduğun kadar!
 Seni severler elbet layık olduğun kadar!
 Tek mes'ûl sence yârsa Bu sevgi, sevgi değil!

 Gönül pencereni aç ayrıca da tekrar et
 Mimiklerle yetinme izhar et, aşikar et
 Hâl ve tavrın yanında dilin ile ikrar et
 Bu durum eğer sırsa, Bu sevgi, sevgi değil!

 Sabrın engin olacak cefakâr olacaksın!
 Özün sözün bir olup, vefakâr olacaksın!
Bencilliği terk edip, fedakâr olacaksın
 Serdengeçtilik zorsa, Bu sevgi, sevgi değil!

 Mikdadi, sevgi ancak yakar, yakar pişirir
 Bazen dağı deldirir, bazen dağdan aşırır
 İnsanı mecnun eder Sevda çöle düşürür
Elde avuçta korsa Bu sevgi, sevgi değil!

 Ozan Mikdadî

 5 
 : Eylül 20, 2014, 03:40:56 ÖS 
Başlatan mikdat bal - Son mesaj Gönderen: mikdat bal
Uşağum 71.  ……..(ÖĞÜT)

Güzel ahlaka sahip kişileri bulmalı !
Biricik tek emelin onlar gibi olmalı!
Cahilden, cüheladan zinhar, uzak kalmalı!
Asla başın ağrımaz hap gerekmez uşağum!

Aklı başında olan sefihlerle dolaşmaz!
Haylazı  dost edinen başarıya ulaşmaz!
Pislikten uzak duran hastalığa bulaşmaz!
Koruma olan yerde, tıp gerekmez uşağum!


Kendini aşamazın nefsini yenemeden!
Hiç kimseye güvenme sınayıp, denemeden!
Yuvanda baykuş öter sen kendin tünemeden!
O takdirde gol yersin top gerekmez uşağum!



Aman dileyenlere tereddütsüz aman ver!
Borcunu veremeyen şahıslara zaman ver!
Yanında çalışanın hakkını tastamam ver!
Acıkanlar saldırır kap gerekmez uşağum!


Sözünün eri olmak adamlıkta töredir
Yalancının dalgası sadece bir keredir!
Öyle bir zamandayız değer mala göredir!
Zenginler yakışıklı tip gerekmez uşağum!


İçindeki cevheri keşfettikçe şaşarsın!
Ne kadar da zor olsa her engeli aşarsın
Mecbur kaldığın zaman depar atar koşarsın!
Eşeğe yetişirsin şap gerekmez uşağum!


Der Mikdadi ben dahil aynı yolu izlerim
Al bayrağı devam et tutmaz artık dizlerim
Her daim kulağına küpe olsun sözlerim
Belleğinde bulursun çip gerekmez uşağum!

Ozan Mikdadi

 6 
 : Eylül 19, 2014, 05:09:56 ÖÖ 
Başlatan mikdat bal - Son mesaj Gönderen: mikdat bal
İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar

"İnsanlar uykudadır, ölünce uyanırlar"
Apaçık ayan beyan, Uyan ey gafil uyan!
Bir gün ya da daha az kaldıkların sanırlar
Öyle sanır gün sayan, uyan ey gafil uyan!

Dünya zindân gibidir Müslümân’a karanlık!
Ne kadar îmâr etsen virânlıktır, virânlık!
Hayât o kadar kısa bütün ömür bir anlık!
Yoktur dünyaya doyan, uyan ey gafil uyan!

Ebedî pişmanlıktır fanî dünya’ya dalış
Geçici bir konaktan ibarettir bu kalış
Aklın yerinde iken bakî aleme çalış
Ömrünü etme ziyân, uyan ey gafil uyan!

Ölüm gelmeden önce  yapılacak işler var
Bunlara mani olan, emeller var düşler var
Özürler nihayetsiz, sıcaklar var kışlar var
Kâbus olmadan rüyan Uyan ey gafil uyan!

Yalnız Rabbinden dile yalnız O’na nidâ et
Namazı kıl, zekat ver, mallarından fedâ et
Güzel âmeller işle borçlarını edâ et
Yemeden yılan çıyan Uyan ey gafil uyan!

Nasuh bir tövbe edip bunda sâbit kalmalı
Herkesle Helâlleşip  müsâmaha almalı
Her bilinçli Müslümân buna hazır olmalı
Hazırlansın her duyan, Uyan ey gafil uyan!

Der Mikdadî dostların kayıp olup yitecek
Ehlin, malın, âmelin seni kabre güdecek
Âmelinle baş başa terk edip de gidecek
Seni toprağa koyan, Uyan ey gafil uyan!

Ozan Mikdadî

 7 
 : Eylül 19, 2014, 04:59:42 ÖÖ 
Başlatan mikdat bal - Son mesaj Gönderen: mikdat bal

Uşağum……70. …….Öğüt

 Mahluka saygı duyan insandan zarar gelmez
 Kendini beğenmekten, sakınasın uşağum!
 Özdenetim yapmayan kişiden yarar gelmez
 Ara sıra aynaya, bakınasın  uşağum!

 Geniş ufuklu olur büyük düşünen kişi
 Hayalcilik boş şeyler onlarla olmaz işi
 Her şeyi, zıddı kırar, kaba söz ağzı dişi!
 Boşboğazlık yapmaktan, çekinesin  uşağum!

 Hüsnü zannı terk edip kötü zanda bulunma
 Her haberi tetkik et hemen kızıp alınma
 Taş yerinde ağırdır sağda solda salınma
 Ağırbaşlı bir tavır, takınasın  uşağum!

 Her durumda, her halde umut beslemeyi bil
 Her şer için bir hayır bulup süslemeyi bil
 Yüce Rabbine yönel O’nu seslemeyi bil
 Ancak ve ancak O’na, yakınasın  uşağum!

 Öğren artık vurmayı birkaç kuşu bir taşla
 İmkansız hiç bir iş yok, böyle bir fikri dışla
 Bildiğini uygula önce kendinden başla
 Yürüyen bir eser ol, okunasın  uşağum!

Der Mikdadi, her şeyde disiplin gütmelisin
 Ne önde ne arkada, ortadan gitmelisin!
 Konuşarak kendini ifade etmelisin
 Herkesin yüreğine, dokunasın  uşağum!
 Ozan Mikdadî

 8 
 : Eylül 07, 2014, 03:34:25 ÖS 
Başlatan mikdat bal - Son mesaj Gönderen: mikdat bal
Kendine mukayyet ol!

Kendine mukayyet ol, çetindir bu imtihan!
Özün bittiği yerde, ya çöküş var ya sönüş!
Dikkat et gidişata yol değişir nagehan
Düzün bittiği yerde, ya yokuş var ya iniş!

Hedef rıza-i Bari adresi sorma kuldan
Gösterdikleri yöne, ne sağdan gir ne soldan
Takip eyle ecdadın gittiği nurlu yoldan
İzin bittiği yerde, ya çıkış var ya dönüş!

Sorumluluğunu bil, kendi düşen ağlamaz
Senin doğrun senindir başkasını bağlamaz!
Bilmeyenle tartışma sana fayda sağlamaz!
Sözün bittiği yerde, ya çekiş var ya konuş!

Demiri kesmek için suyu sert demir gerek
Tecrübeler pahalı koca bir ömür gerek
Üfleme kül yutarsın mangala kömür gerek
Közün bittiği yerde, ya yakış var ya yanış!

Kendini tanır isen zorlamazsın şartları
İyi kar iyi oyna elindeki kartları
Çakallar zekiyse de alt edemez kurtları
Kozun bittiği yerde, ya bakış var ya anış!

Boşverin sözlerini benim gibi kaçığın!
Sev ki: sevgilisi ol hem büyük hem küçüğün
Kibirlenme gün gelir yakalanır açığın!
Pozun bittiği yerde, ya nakış var ya sunuş!

Mikdat Bal

 9 
 : Eylül 07, 2014, 03:10:29 ÖS 
Başlatan mikdat bal - Son mesaj Gönderen: mikdat bal

Uşağum 69. (öğüt)……….yedi uyaklı!
 
Değersiz bir şey yoktur yere düşen de senin
 Ezme, saçıp da satma, dil yay, sık ser, Uşağum!
 Ürün senin ürünün, pişen, şişen de senin
Süzme, içip de çatma, böl pay dök, ver Uşağum!
 
Yararlı ne görürsen onu kapman gerekir
 Yaratılmana sebep Hakka tapman gerekir
 Kendi muhasebeni kendin yapman gerekir
 Kızma, kaçıp da gitme, al say bak, gör Uşağum!

Sakın aşağılama komşunun çorbasını
 Teşekkür et, kıvanç duy, boş çevirme tasını
 Modası geçmiş diye, ecdadın urbasını
Bozma, açıp da atma, bul giy, tak, sar Uşağum!
 
Yurtsever olmak ne hoş, değilsen bir derici!!
 Doğru yolda ilerle, deseler de gerici
 Büyükleri tenkitte sakın olma kırıcı!
 Yazma, geçip de ötme, bil, ay, çak, er Uşağum!
 
Kendi eksiklerini arama sağda solda
 Noksansız insan yoktur, önce sen adam ol da,
 Oku, alış ve çalış, hep geliş doğru yolda
 Gezme, göçüp de yitme, kal uy, çök, dur Uşağum!
 
Mikdati işte böyle parmak tutar soruna
 Yere sağlam basmalı yol sürerken yarına
 Gaydayı sevmesen de ayak uydur horona
 Sızma, uçup da yatma, hal_ay çek, bar Uşağum!
 
Mikdati
 

 10 
 : Eylül 07, 2014, 03:06:19 ÖS 
Başlatan mikdat bal - Son mesaj Gönderen: mikdat bal

İktidar- Muhal_afet! 5 uyaklı
 
Çıkar büyük olunca ezeli rakip kalmaz
 Hepsi Çatıya çıkar Leşi yalar et diye!
 Takiye mubah olur bundan zıt ekip olmaz
 Yalnız hataya bakar aşı sular kıt diye!
 
Az mı asıp kestiniz, unutur muyuz dünü?
 Her şey için elbette vardır bir hesap günü
 Halk birini sevmesin, büyür şerefi, ünü
 Yedi Kıtaya seker huşu dolar pat diye!
 
Milletle irtibatı becerip kuramıyor
 Halkın teveccühünü hiç hayra yoramıyor
 Paraleller yıkılmış ayakta duramıyor
 Şimdi Yataya çöker, başı yolar kot diye!
 
Devletten maaş alır başkasına eleman!
 Salavat getirirler gök gürlediği zaman!
 Kamera çoğalınca akla gelir din iman!
 Postu öteye kakar beşi kılar fit diye!
 
İtirafçılar artık gön kurtarma derdinde
 Dava açık bilirler, umut dağın ardında
 Başka ne beklenir ki hainin namerdinde
 Suçu Feto’ya yıkar boşu çalar ut diye!
 
Ey Mikdati kimi der ‘müftünün karısıyım
Formama bakmayınız ecnebi sarısıyım
 Madencinin eşiyim, hem kömür karasıyım’
 Kimi ataya çeker eşi salar it diye!
 
Mikdati
 

Sayfa: [1] 2 3 ... 10
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.3 | SMF © 2006, Simple Machines LLC

Be?Köylüyüz.Biz .:: Bulu?ma Noktan?z ::.
XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM